“zehrin ki bal s’özüme”
………
işte bundandı
her şey
ama her ‘şey’
böyle başladı: hayal kurmaya kalktı insan
hayali çizgilerle sordu her şeyi
ve ‘her’ şeyi…
bilmediğinden baktı ama insan
o ‘her şey’e
görebilseydi
bilecekti zaten. tekrar baktı.
tekrar.
tekrar..
tekrar…
sonsuz böyle başladı
söz’ü olan ile göz göze gelinmeliydi
‘asıl olanla
‘aşikarı kendi olanla
‘gizli yanlarını aynaya sır kılanla.
ve görebilmeyi umdu
ve hep umdu…
hareketin başlangıcı olmalıydı bu
ve umdu
yalnızlığa çehreleniyordu
-ya sırrıma hissedar ol
-ya bırak beni kendimden
o ki ölümü de hayal etti öldüğünde
“nefes” olanı kurtarmadan nefis’ten
akıl’ım sandı. akıl sanı’yla olmazdı. anlamadı.
kimine zehir kimine iksirdi o
öğrenebilseydi bunu
damıtırdı zehri hem iksiri
sarhoşluğunu söyler şarabı ezel bilirdi
söylenemeyene bu ‘ben’dir derdi.
böylece: olmayan yanını fark ederdi…
dokunurdu belki biri ona
boşluğa doğru uzanıp
suya bakar gibi bakabilen olsaydı…ki
hiçlik başlamıştı çok önce
ta ki her şey-den önce…
/ela dincer
06.06.2009
0 Responses
Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.