zamansız şiir

dilin ritmi üzerine seriliyor gövden.

‘yaban ve hırçın’ heves ey!

öpüştüğümüz zaman: bir tanrı nasıl ölçer zamanı

‘dil içinde dildir şiir’. de zaman. durur.

/

bir çağ abanır üstüne gövdenin

dili zehirli çıngıraklar kadar avaz avaz.

kanı ete

eti şehvete

kurban verir de: sağaltır kendini raylara bağlayarak gövdende.

giyotinler kurulur sonra

en sert hükmünde doğurgan kıvrımın

bir çağ abanır.

ölürken şarkı söyler gibidir gözlerin

bir çağdır da sanki

devrilir gibidir sözlerime.

geçmiş: geçmiştir

gelecek: geçmiştir

ve şimdi:

ey granitten gövdesi ile ölümcül heves!

şimdi bir tanrı nasıl ölçer ki zamanı

tam biz ölürken

hevesli ve avaz avaz!

ve bi’kadın nereye gömülür: öpüşüp b/ölüşerek kendini.

//

kutsal olan yok edilmelidir.

kemik, et.

kemik, et ve kan ve sinirdir olan biten.

bir de hevesli ve ölümcüldür de şiir

bu yüzden:

tren rayları sökülmelidir gövdenden. üstelik.

öpüşüp

.ölüşerek

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(ela dincer)


Toplam Okunma: 343 | Bugün Okunma: 3

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Yorum yapın

  • Ara

  • Dış Bağlantılar