(herkesin kendi lehçesi ile
soyunmasıydı yalnızlık. ben’se
solo sesler korosu:
parmak uçlarımdan)
dallar çiçeklenmeye öyle hevesli
patlamayla yırtılabilir derisi tomurcuğun.
ölümcül travmalardan
hevesli titremelere okşayabilir her şeyi bir parçam…
öyle güçlüyüm ki ellerim olsa
kurtaramaz kendini ses: dudaklarım olsa
(belki de doğa taklidiyim aslında aslı hiç ol’mamış olan)
derin yırtmaçlı gülüşlerle gösterebilir içini aşk
herkes kendi tanrısıyla beslemese diğerini orada.
dallara astığım heves titreyedursun
ne aşk ne tanrı
‘ben’ başka bir ben d’işlemekten ol’uyor olmalı:
elsiz. dudaksız.
kafiyeye özenebilir aniden “tekrar”
neyi ısrarla bağırsam
bir kez daha yanılabilir tende hevesli çark:
münzevi bir dişli tılsım!
kanırtır olma’yanlarımı.
dallar atlatır çiçeklenmeyi
bir ben
başka bir ben üf’ler olur
günler boyu…
/
hiç düşündün mü
belki de ellerimi ödünç alan tanrının
flütüydün. parmak uçlarımda_n
/ela dincer
11.03.2009
0 Responses
Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.