Skip to content

Categories:

yüzeye doğru

 

 
köpükler içindeki ağzını doru öpüşün
hangi ehil an silebilir
tende bıraktığı izler dil’e gelmeden
“nal seslerinin”
 
(belki sadece ölçülebilir bir hayat için…)
 
o halde an: bir tasarıdır
dar ve sonlu bir tasarı…
çekiç ve çivi imgeleri ile delik deşik
‘tülden bir akıl
/
karınca yuvaları. kuş kanatları.
hangisi ölçülü bir varoluş yaratır
ah büyük “yontucu” zaman!
keskin bıçak soyundan tırnaklarını geçir etine
aklın tülü örtsün yarayı
yok edemeyeceği her şeyi yavaşlatsın aşk:
gergin ve katı bir denetimle
 
köpükler içindeki ağız
gerilimin çekirdeğindeki beden
yerçekimsiz kıl kendini…
kuş yuvalarında hayat henüz çatlamadı kabuğundan
deli çiçek ve sık orman karıncaları
öğütücü düş evreni
erisin ve birleşsin
doğal olandan sıyrılmadı henüz imgenin ivmesi
ve
katılığınca ağırlaşan:
yüzeye doğru bir sıçrama yaratmadı
:
ne ki
sihirli derinlikte yükselen ağzı
doru öpüşten
hayat bile ayıramadı!
 
 
 

 

e.d.

Posted in b.

0 Responses

Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.

Some HTML is OK

(required)

(required, but never shared)

or, reply to this post via trackback.