“o kadar çok biriktirmişim ki…”
ömrümü süzer gibi
zaman imbiğinden
kala kala bir tortu kalır
bu karanlıktan
kurtar beni
ey varlığı ile yokluğu arasına sıkıştığım serinlik:
çekiştiriyorum kendimi ağmak için
yüzünde
gözyaşları gibi bahar tanrısının
yer aç bana
akayım
su suretinde
arınsın için
bulanık içim
ey benim sabahı düğüm
akşamı yangın
kor kuşu mevsimim
bir elim sıcaklığında kavruk
diğeri kalp ağrısında hüzünler çatmada
ey dilim ucunda kabaran söz
orada olamayacak kadar yakın olan ‘ben’i
sığdır dalında patlayan domur çiçeğe
ki bir anlıktı diyeyim
geldi
ve geçti
durgun sulardan söz edemem gayrı
diyeyim
ne aktımsa bir suya varmak için
ne aktımsa hırçın yemininde yatağın
berraktım!
aktım
dur(ul)mam gayrı (diyeyim)
en çok hüznü bağışlasın kalbim
bağışlarsa
öyle ört ki ağzımı
karanlıktan bu yana…
/ela dincer
0 Responses
Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.