mutlak yadsıma
“her şeref yapma, her saadet piç;
her şeyin iptidası, ahiri hiç.” (tevfik fikret)
mutlak
anlatılan hikayede kadınlar acıya dayanamaz
çocuk düşürürler rahimlerden
anlatılan hikayede erkekler acıya dayanamaz
çocuk düşürürler rahimlere
anlatılan hikayede tapınaklar yıkar onlar
kendi ölülerinin üstüne:
biz onları öldürmek istedik
bu yüzden kendimizi öldürdük.
şimdi sıra onlarda
anlatılan hikaye hep başka bir hikaye için(de)dir.
onlar:
size inanıyoruz
çünkü sizi bilmek istemiyoruz
yadsıma
(dip not: bensizim)
hiç belleğiniz oldu mu ‘hiç’
hiç belleğiniz önce kendini sonra sizi vurup
hiçbir şey olmamış gibi çekip gitti mi
/gitmedi mi
yazık hiç ayrışmamışsınız kendinizden
:
hangi bilincinizin altı doyurdu açlığınızı
hangi açlık tedirgin etti sizi
hangi tedirginlikte çaresiz kaldı ayaklarınız
hangi çaresizlikle kızgın kumda gezindi durdu
durdu mu
ne avuntu! çöl kendini suya vurdu. ağlayın.
/
nereden bileceksiniz: o bilinmeyeni asla.
hiçbir düşünüz aykırı değil.
hiçbir aykırılık düşünüz bile değil.
hiçbir taşkınlık diriltmeyecek sizi
hiçbir yadsımada diliniz ıslanmayacak
hiçbir haz sarsmayacak
hiçbir uyku dinlendirmeyecek
hiçbir dil dillendirmeyecek sizi /bu kadar
ne gam: masal düzüyor kelimeler. susun!
kendini suya vuran bir çölden terliyor damarları:
“vaha tacirlerinin”
siz
nerede buldunuz gerçeği
nerede kaybettiniz yalanı
hangi gerçeği yalanladınız hangi dilde
hangi yalan kıskıvrak kıldı aklınızı
hangi gerçekte aptallaştı yüzünüz
.örttüm ben yüzümü benden bilinsin ölüm
.elim pençe oldu
.kanımı gerçekle yalanladım
((ara not: homo erectusum))
göz alıcı erotizm
şatafatlı cinayet
arada kalan her kim
iz:
içimizde yanmaya hevesli gelecek
içimizde sus pus geçmiş
içimizde şimdi arzusu nesli sürdürmeye
‘istekli
içimizde dışımız gibi bile değil /iz
çürük et kokusu dışımızda: içimiz
/
nasıl oluyor şüphe dahi şüphe duymuyor
nasıl oluyor her şey bu kadar emin kendinden
nasıl oluyor değişmezliğe tapıyor putlar
‘öpüp alnımızda kutsal közleri
nasıl oluyor bunca şüphesiz ve emin olup
güvensizlikten kırılıyor herkes (her kez)
keskin nesnelerden bunca uzak hardan bunca
yani parçalanmaktan
yani yanmaktan bunca
yine de neşter görmemişliğinde zamanın
hep anımsanan kadar ‘sevişiyor gibi /her kez
unutun yüzümdeki izleri
benden bilinsin suçluluk duygusu
‘haz uykusundayım
görmek, bilmektir sanılıyor (eşelenin)
bilmek, rahatlıktır biliniyor ‘mutlu ölüler cinneti!
rahatsız bile değil iken huzurdan söz ediliyor
(ahh intihar kokusu)
başka’sının ölümünden biliniyor ölüm: kimimiz.ce
her kim bendir
her kim:
kendi ölümü için cinayet planlar
kılavuzluk eder kuşkuya
işte odur ben’im de her ‘kim’im
örtün üstümü.
her kim
‘siz:
nasıl oluyorsunuz hiç şaşırmadan böyle.
“ol” musunuz:
huzurlu’
güvende’
belki de siz’indirgenmiş akıl
belki de siz’abartılmış köle
belki de siz’yasak bile değil
belki de siz…
siz bile değilsiniz’
(tespit notu: “disconnectus erectus” olalım en iyisi)
b: siz kimdir bilir misiniz siz
s: hayır
b: hayır mı
s: evet
b: yani hayıra evet
s: evet
b: o halde başa dönüp sıranızı bekleyiniz
mutlak yansıma
ya ay durduğu boşluktan düşüverirse. ayy!
: işte o zaman ‘o’ başka bir hikaye…
/ela dincer
Toplam Okunma: 127 | Bugün Okunma: 2
Yorum yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış.
Comments RSS TrackBack Identifier URI
Yorum yapın


