med cezir sıkıntısı
/tahterevallide eşitlendi sevişmeler
ilk denge böyle kuruldu/
dehşetli yalınlık yoksa her şey sıradan.
son dizede solabilirim. şiir yazma bana:
taş baskılar ve buzul dokunuşlardan.
su yosunu soyundandım ben
salınımdan tufan yarattım da
bağ bozumlarında gevşedim.
ömrüm böyle geçti benim.
yenim de yoktu ya
koparılan dilim pahasına iç cebimden çıkan ney’den
kesildi nefesim. ağzım kan içinde. öpme beni.
herkes neden yorgun
aldanmadı mı daha ölmemek isteği.
bıraktım iğdeleri dalında. bunu anlatmıştım.
herkes herkesten nasıl da pişman. bunu’anlamıştım.
macerama mazeret olsun diye büyümüş gibi yaptım
kimse inanmadı koşullu teslimiyetin büyüsüne
‘yitirilen çocukluk’a da sığınmadım ya
ney niyetine üflediğim
balondan nefesimi kıskandım. çek ağzını ağzımdan.
susmaktan söz etmeyi bilmeyen kavimler geçti
her yerden. görkemli zırh’ım diye bildimdi dilimi. kopardıklarında.
tozu dumandan ayırt edeyim istedilerdi. toz ne ki
zerrenin hükmünü bilen’dim. bütün kıvrımlarından geçtimdi
evrenin. her yerde tufan söyledimdi bağıra çağıra.
anlam üzerine tasarlanmış titizlikten doğrulup
büyük büyük sustumdu sonra: söylesin biri beni’diye.
bütün bunlar olduğunda su sesiydim aslında yosunları titreten.
sırrını söylemeyen ney gibi
aziz ve kutsal gibi bildimdi dilimi. kopardıklarında.
sustuğumu suç’a saydılar
dilsizler sevişmez bildiler
çırılçıplak gömmeye kalktılar// gizlice
gergin şiirler söyledim bağ bozumlarında. gevşedim:
‘ömrüm’ dediğim her şeyden.
sonra sonra anladım ağzımda biriken tadını toprağın.
çek ağzını ama bak burası nasıl da yorgun
çıldırmış
zamanın mekanik ölçüleri.
bak her yan nasıl acele.
bir an’lık bekleyişler var bilirsin
her an yeniden başlıyor an
o an ki baktığım yerlere sığmadığımı gördüm.
gürdüm ki sığamıyorum göğsüme de kafesine de göğün
naftalinledim oralarda nefsini boşluğun
çatlamış pusulalar bıraktım kavim’yollarına.
dehşetli yalınlık yoksa her şey sıradan diye bil’dim.
köpüren düş’üm ve ağzın diyebildim daraldığında göğsüm’
ki nefesimin rahmi. incelt
duruşundaki ağız dolusu isteği.
sonsuz karmaşanın telaşında araladımdı sözü
dile gelmeyecek sakıncanın
“şeyleri” ezip geçen ölçüsüydüm.
tehditkar gövde’m. sessiz farkındalık’ım.
dengeden söz etme bana n’olur
ne’yim ki: var oluşun nemli tadı ağzımda git gel git gel
med cezir sıkıntısı.
araladım sözü yine de. bunu az önce söyledimdi
telaştan nefes alamıyorum ama
hadi ama küçülelim ama bak her yan nasıl da acele
ama hadi’sönecek az sonra yalınlıktan yaktığımız meşale:
dokunulmazlıkla tanrılaşmadan daha ilk dize!
/ela dincer
Toplam Okunma: 191 | Bugün Okunma: 2
1 Comment(s)
Comments RSS TrackBack Identifier URI
Yorum yapın



bir gün ünlü bir şair olunca beni unutursan kedimi öldürürüm söylemedi deme :=)