-yıkılmış bir duvar
dediğim zaman
ne şekilleniyor ise zihninde
özelikle oraya iyi bak:
yıkılmış bir duvar çünkü / __
n
i
h n
i
z
( )
ivme kazanarak gövdeye üşüşen düş’e
dikmeden gözümü
dikilip duruyorum bu ivmesiz terslikte
:
özelikle parmak uçların
yıkıntılara yakın tarafından tutunuyor
baş aşağı gövdemin
etine. / o ki: kahpedir zaman
oynak kalçalarım yok diye
göğüslerime sarkar. / yıkıntı dediğim sırf bu
zamanın altında bi’inleme
‘el-aman!
gövdeden koparak dövülen her yanım
övülüyor cellat tavında: bak unuttum bile
bile bile unuttum ne unutmam gerektiğini
sarsıcı. yakıcı. / ve ben geleceğe dikilen
gergin ip mezatı /
ben-i atla
derin örme köklerini ben’den:
his yitiriyor patolojik zamanda benliğini
anı: hissizleşen an-dır diyor her yerin.
sırf bu yüzden çamdan reçineye uzayan
akışkanlıklar uyduruyorum “alevle yaralanan yanlarıma”
alışkanlık kazanan aşkları örtüyorum
tasarı halindeki her güne
dikilip duruyorum -paslı iğneden geçen- ömre
/ ve nazlıdır zaman
sırf ben soyayım diye
kat kat giyinir her gece
ölümü. / zihin dediğim sırf bu
zaman ve ölüm arasında
gidip gelen bünye yokluğu
‘el-insaf
ya bir şiirin
bellek kaybıysak!
/ela dincer
One Response
Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.
bırak kan, et kemik yarışı
bir bellek yitimi, bir kağıt fırtınası
sonrası iyilik güzellik ..