Skip to content

Categories:

kır idesi

“con toda palabra”
 
l.
cenin tedirginliğinde sokaklar var içimde
senden kalan
ayak izlerine dolanan bağırsaklarım için beni suçlama/dikkat et
durmayı unutkanlık haline getirebilir kalbim/aldırma
nefesinin nemlendirdiği
rutubet kokan ağzım
kelime dolu (konuşamam)
sen oradan salın sokaklarıma
 
ll.
küstahlığım!
ah, dayanılmaz sancım
kalkıp vur kendini şimdi
silahını kendi dolduran
kurşundan bir hız değil misin milyon kere tövbe
milyon kere
bir anıdan
bir anıya
ışık hızında
devşiren kendini
saplan şimdi huş ağacından gölgene
seni bekliyor ağzı dağ-lanmış o uçurum
hız kesmeden
 
lll.
sen yürü
unutulmayı bekleyen kelimelerim var benim
oyalanmayı akıl edip
serin bir iklim bekler gibi ağlamam ben/ürkme
ellerinden ne çaldımsa kendime bulaşmış
ellerinden ne çaldımsa
hep
o ağrı için
yalan söyleyen bir görüş günü sevinci
ile oyaladım ben o cenini (büyümeyecek)
sen yürü
ben oyalanıp gitmeliyim
 
lV.
düş iplerinde sallanan
hınzır
bir melankoli
kapa gözlerini
ağrıyan
dişin yerine düşünü çektim/bağışla
V.
haydi doğrularla aldatalım artık
tecavüzden arta kalan yanlarımızı/ sokak aralarımda
 
 
 
 
 
/ela dincer
 

 

Posted in c.

2 Responses

Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.

  1. temmuz said

    “Bizi ucuz düş imalathanelerini ve kara dramlarla doldurulmuş mağazaları gezdirdiler. Rolleri eski dostların paylaştığı eski bir sinemaydı bu. Onları gözden yitiriyorduk ve hep aynı yerde yeniden bulmaya gidiyorduk. Onlar bize çürümüş şekerlemeler veriyordu ve onlara tasarlanmış mutlulukları anlatıyorduk. Gözlerini bize dikip konuşuyorlardı: Bu iğrenç sözleri ve onların yumuşak ezgilerini gerçekten hatırlayabilir miyiz?
    Sadece ölgün bir şarkı olan yüreğimizi verdik onlara.

    Bu akşam, umutsuzluğumuzdan taşan bu ırmağın önünde iki kişiyiz. Artık düşünemiyoruz bile. Sözler çarpık ağızlarımızdan kaçıyor ve gülümsediğimizde yoldan geçenler, ürkerek geri dönüyorlar ve çabucak gidiyorlar evlerine.
    Kendimize nasıl meydan okuruz bilmiyoruz.”

    (André Breton – Philippe Soupault )

  2. Aziz said

    Siteyi gözden geçirdim. Belki kısa bir analiz oldu benim için…
    ?iirinde lirizmi-bireysel olanakların içinde süzerken imgeye taşıma konusunda kentsel bir ivme tarzı izlemen, farkettiğim şey… şiirinde okuduğum yanlarıyla bir egzistansiyalizm korudoru yoğun meteforlara kaynaklık ediyor….
    görüşmek üzere şimdilik…
    aziz şeker (sosyal hizmet uzmanı)

Some HTML is OK

(required)

(required, but never shared)

or, reply to this post via trackback.