l.
buyurdum ki incir çekirdeğidir: aşk.
meğer bi’boşalmaymış tin’den ten’e…
ve zeytin’eymiş
dalı yaprağı. bükmüş dizini dize
‘radikal bölün/
/meyim
hücrelerimden sor beni’
dedim diye…
2.
kanat sureleri indireyim
korkulu kasılmalarla örtsün ağzını
mağara…
gök yarılsın hırsından
açılabileyim kendimden uzak…
sen de sars kasıklarını toprak!
bu durmak-lar yeter canına taşın
iki ağaç ver bana cennetinden
“tine ve zeytine” ersin başım
3.
kalp titremekte: kanat surelerince
üst’üm huzur için dergah
alt’ım yırtıcı kartal yuvası
kıpırdasam!
düşmek değil korku:
ağzımın kıvrımından sızar hayat
açlık kol gezer midemde
hiçbir şeyle ilgisiz cümleler fışkırır bölünen
evcil liğimden.
tutar ağzını düşlerim’
beynimin yataklı vagonlarında sınıf ayrımı
engel olamam çatışmaya
-yaşasın saksafon delisi!
-kahrolsun davulun gerilen derisi!
4.
suyun şekil değiştirebildiğini bilen
ırmaktan sorarım aklı:
“akmaktan başka yatağım yok
dün neysem bugün o değilim.
ne-yi aksam
yarın başka dalı kavramakta
bileğinden hayat”
5.
zamansız geçtim ayetlerinden surenin
sal’dım nefesi…
göğün dokunulması yasak yerlerine
döndüm yüzü.
yerim kalmadı gidecek bir ömür var
kaç gün kaç gece toprağın suyun hürmetine
kaç kat çamurdum gökte
kök’süzlük bi’yere kadardı
“insanlığın lüzumu yok” dedi kanat
indim ki telafisi zor bir yaşamak’tı yar-yüzü
6.
an ancak kendini doğurabildi
bir sonraki an-dan
sen ey durgun taş: itaat et bu harekete
ben bölücüyüm doğduğum günden
hücrelerimden sor beni
“tin ve zeytin”den beri
amin
/ela dincer
2 Responses
Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.
amin…
amin