habitat

“hayat kısa…kuşlar uçuyor” (c.süreya)
yaşlı çınarın yaz sıcağından koruduğu ahşap sandalyenin kırık bacağına bakıyor yaşlı adam oturduğu diğer ahşap sandalyeden. kırık bacağın hemen yanında kedi. mırıl. yaşlı adam bir kırık bacaklı ahşap sandalyeye bir ahşap sandalyenin kırık bacağına bir kediye bakıyor. kimse anlamıyor orada olup biteni. yaşlı adam kahveciye sesleniyor titreyen gün ışığı gibi bir sesle: “çay getir”… elinden hiç bırakmadığı bastona yüklenip oturduğu sandalyeden kalkıyor. “hayat kısa” diyor kediye. kedi mırıldayıp esniyor. adamın bacaklarına sürtünüyor: “piiiiist”…çayı getiriyor diğeri. adam çınara dayıyor sırtını, tabureye oturup. kırık bacaklı sandalye az ötede yaşlı adama bakıyor. adam çaya bakıyor. çay kediye. kedi adamın az önce kalktığı sandalyeye sıçrıyor birdenbire…çınar yapraklarında milyonlarca kanattan alkış sesi yükseliyor göğe…
adam çayı yudumluyor.
“kuşlar uçuyor”
Toplam Okunma: 683 | Bugün Okunma: 5
1 Comment(s)
Comments RSS TrackBack Identifier URI
Yorum yapın



Emin olunuz ki bu sayfaya nasıl geldim bilmiyorum. Nasıl oldu da bu cümleler birbirinin peşisıra çarptı zihnime, onu da bilmiyorum. Ne bildiğimin önemi yok. Bilmediklerim yeter bu seferlik…