Skip to content

Categories:

burgu

göğü kendi içine burkan bir burgu
dönemeçler yaratan. döndüren. eyip büken.
keskin uçlar yaratan. kesen.
başka biçimlere sokan. biçimler bozan. bozguna uğratan
söz’ü yok kılan. yazılamayan ve anlatılamayan
hatta sohbet konusu edilemeyen
yok yere bir burgu ki
döndüğü yerde dönemeçler yaratan. döndüren. eyip büken
keskin uçlar yaratan kesen.
başka biçimlere sokan. biçimler bozan. bozguna uğratan
söz’ü yok kılan. yazılamayan ve anlatılamayan
hatta sohbet konusu edilemeyen
yok yere bir burgu…
 
ve ‘dil işte dilini burkan bir dize söyleyen:
“tüm inadım göksel bir arzu içinde söylenebilmekte. sadece”
geniş zamanları daraltır burgaç ve ama:
ama; diye döndürdü burgacı: kanıyordu:
“ama bir arzu nedir ki: arzu için de söylenebilir olsun”
 
çıplak.
çıplaklığını keskinleştiremeyecek kadar çıplak.
diz’leri üstünde duruşunu imleyen bir dize düşünüyor
“imge: aklın çıplak kalamadığı ikili bir soyunma hali” diyor.
iki yerden vurmalı kendini o halde
arzunun kendi adı ile çağırılışı gibi arzusuz bir ünlemden
diğeri aklın çıplaklığında örtük beden söylevinden
“ama bir beden nedir ki: beden için söylenebilen
her şey için görüntü veriyor olsun”
 
bedenin çıplaklığı:
söz’ü kendi içinde sıkıştıran başkaca bir arzu imgesi
ki söz’ü söylenemez kılmakla kendini gitgide soyan:
aklın çıplaklığı!
 
karanlık
çıplaklığı örtebildiği kadar kendi karanlığını örtebilen
gece’yi tersten okuyan tepetaklak duruş
gün içinde yayılan ışığın yokluğu kadar olan
gözü ele geçiren apaçık görüş alanı!
akıl kendisiyle çelişse ne iyi olurdu
ne de kötü
ve her ikisini örten karanlık. dur orada!
uzaktan görünemediğin kadar: çıplaksın
çıplaklığını keskinleştiremeyecek kadar çıplak.
dize’lerin üstünde dönüşünü imleyen bir dize
düşünme:
sözün kendini burkan eylemi bu
anlatılmayan
anlatılamayan
anlatı bile olmayan!
 
 
 
 
e.d.

Posted in b.

0 Responses

Stay in touch with the conversation, subscribe to the RSS feed for comments on this post.

Some HTML is OK

(required)

(required, but never shared)

or, reply to this post via trackback.