akşamın şarkısı
hüseyinime
kağıttan kayıklar da yaparız
kağıtlara çizdiğimiz gibi kayıkları
l
aşk ile başlayan hayat
sonuna
aşk yazmaya yazgılıymış gibi
ve
bir çocuk
gibi
ancak
kendi sesinden tanır kendini!
II
aynaların yokluğunu hesaba katmadan yaşıyan:
meydir desem
süzülen yüzünden
inanıcaksın
sırlı
parlak bakışın kırılıp dökülücek
üstümde nakarke nipekten gece
biliyorsun: konuştuğumuz gibi
yaşanıcak
her “hece…”
III
anlıyor gibi yapmanın hevesinde
hep bir ağızdan konuşunca aşk
kendi sesini unutan bir kalabalıktan tanıyor
içinin şarkısını yalnızlık.
seni öpmemden tanıyor dünya: beni
ve belki
“tut-i mucize”
odur ki
“geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
ve arkasında güneş doğmayan o büyük kapı”
dönen ve dönen
sen
illa segahla!
IV
ıtridir dinlediğin.
muhakkak.
gün hiç uyanmamıştır
kayık çiziyorsundur bi’yerlere sırdır illa gidilecek
ve aynalardan habersiz hüznün
benziyor sanıyordur kendini
düş gören uykuya
sen illa
segah makamındasındır:
“dönülmez akşamın ufkunda”
kağıttan kayık
rüzgardan nefes
V
ne zaman biraz sussam:
dünya dönüyor gibi geliyor.
her gece aynı rüzgar esiyor gibi.
konuşsam:
yanlış oyunlar oynarmış gibi çocuklar
dizlerinde yok
yara izleri.
tut nefesini!
artık ne konuşulur ne susulur
saatli bir bomba belki de aşk
seni öptüğüme ayarlı
VI
dünya dönmüyordur da
bir kokudan ibarettir her şey
bu yüzdendir bunca karışması çiçek adlarının
gizli bahçende
bu yüzden
yurtsuz ve diken üstünde bir ben
dallara yürüyen su
bu yüzdendir. belki.
VII
dünya değildir de dönen
çocuk
topaç çevirmektedir
oynamak hevesinde
değilse ne ilgisi var kokunun
çiçekle
VIII
toprağa tohum atan el
suyun gücünü kesen dil
ve sıcak bi’çay. hepsi bu.
bir mucize beklemekte oysa hayat
masallara inanır gibi.
damarların kanla dolu
güneş: kibrit alevinden hala daha güçlü!
yine de vakit yok: “cihana bir daha gelmek”
hayaline.
tut nefesini!
tut nefesini: şimdi seni öpme vakt…
/ela dincer
Toplam Okunma: 231 | Bugün Okunma: 4
1 Comment(s)
Comments RSS TrackBack Identifier URI
Yorum yapın



çooooooook harika