kafiyesiz ölüm
“kafiyeye ve ölüme inanırım” (turgut uyar)
boğazıma dolanıyor şu delicenin dalları
kıskıvrak yakalıyor dilimi
yutkundukça hıçkırığa dönüşüyor
ve ucundan tutulası bir şey olmaktan çıkıyor
bu yaşamak
//kurumuş dallara benziyor bakışı
öpüşürken ağlayan bir kadının
son nefesinde kırılıyor//
yakın iklimleri
ve yaklaştıkça üşüten iklimleri düşünüyor
birdenbire nasıl oluyorsa düşünüyor işte ve üşüyor durup durup
o yaprak
(sahi masumluğunu red edip
kendini sermest bir ırmağa sunan o yaprağın
ödeyeceği […]


