döngü

tahta masada kelebek ölüsü.
kokladığın yağmurun zihninde bıraktığı gece.
 
haydi yürüyelim:
 

rüzgarlı bir yağmur. yağmurlu bir gece. her zamanki gecelerden farkı var bu yağmuru rüzgarlı gecenin. karanlık: soluğu gösteren bir soğuğa kesmiş. ‘bu aylarda bu soğuk çok erken’ diyor. ellerini cebinden çıkarıp elimi arıyor. ellerimi cebime kaçırıyorum. yağmur gitmiş bunlar olup biterken. böylece anlatı yeni baştan yazılmayı hak […]