rivayetler için
son’a dair:
üflediğimiz nefesin
heyecanla göğsünü kabarttığı
yaşamak
koca bir yorgan olup
örtebilirdi
belki de
üstümüzü
toprak bu kadar yumuşak olmasaydı
ney’e dair:
l.
sanki
o nota
çalınmasa
o delik deşik eden düş
ışığın nabzını yoklar gibi
sussa
sanki o an her şey
-kaç bin yıllık- haritasını
evrenin
yırtıp atacak
ve kollarını açıp iki yana denge
iplerini gevşetecek ayaklarından
ll.
güneşte pişirilmiş kaplarda sunmasa bakışını sol anahtarı
belki de
çıplak vücutlu
ve ağızlarında
ısırarak
küfür gibi taşıdıkları
şarkıları ile […]


