şizofren
kırık bardaklar
çatlamış pencere camları
dolu kül tabakları
incinmiş duvar
lekelenmiş el izleri (o duvarda)
beyazlığına kusulan lavabolar
kesilen saç: kesilip lavaboya atılan
kim söyledi sana
iyileşir adın diye
korkun bir gün kendini aldatır diye egonla
kim söyledi sana
bütünün ahlaksız senin
diye
bölüp parçalayıp yönetebileceğini de
nereden çıkardın
(hoşnut değil misin)
arkana dönüp baktığın yerde
omuzun var gözüne çarpan
yükünü attın artık
/o bardak kırıldı
bildiklerini başka kalaylı kaplarla iç
/pencere camları mı
güldürme beni
onlar çoktan!
başka bir varoluş kapısı edin kendine
dünya kan içinde
/duvarlara fırlatıp attı şövalyelerin silahlarını
izlere çarpa çarpa
savaşın yenilgisini
kutsallayacaklar: elinin alkışında
/uzar nasılsa dert etme her ayrıntı gibi o saç
ve sigara dumanı
kim söyledi sana
entelektüel taleplerin cilalı bir tepside sunulacağını
ve senin yalayıp yutup: sevişir gibi
istediğin an kusabileceğini
güldürme beni!
analitik bak biraz kendine
ya da kır aynandakini
dönen dolap
inilemeyen çarpışan arabalar
baş dönmesi gibi bir yaşamak:
gizini ele vermemek için çıldırasıya
başka bir evrene bodoslama girebileceğini san
katılaşan kanını savaşlara ada
barış biçim alsın terk ettiğin dünyada
sen yine de
bir şey bildiğini sanma ki
kimse bir şey söylemesin sana
coşkunun ve sevincin adını sildin zaten
bu iyiydi
ve yaşayarak ölümü
ölerek yaşamı değiştirebileceğini
çoktan unutmuş bir gevezeliğe başla
bu daha da iyi!
sürekli değişen şey sadece: hiç ağlamamış bir çocuk
ki o: gururun döllenmiş evreni
gururunu terk-et
bak
vapurlar kıyıya ne kadar da yakın
Toplam Okunma: 421 | Bugün Okunma: 2
Yorum yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış.
Comments RSS TrackBack Identifier URI
Yorum yapın


