Son Yazılar
hafif bir titreşimle elini yüzüne tuttu. soğuk ve kaygan bi’süre. ölüm ürperttiği topraktan yeşermeyi bekledi kadarlık bi’süre.
bir imge girdi içine: ses suyu /
eti kımıldıyordu.
titreşimler sonsuz olanı sona yaklaştırıyordu
günahkar olan red etti kesinliği.
kötülük ışıldadı gökte. tehlike huzura el salladı.
arsız bir imge idi…
"ömrüm yeterse 'gördüm' diyebilirim” dedi zaman
“taşa biçim verdiğini rüzgardaki sesin”
bunlar olup biterken
hiçbir şeymişim gibi dolandı etrafımı!
zirve, yakından görünemiyordu…
Son Yorumlar